Bugun...
SON DAKİKA

Üçüncü Sıçramasında Dünya Savaşı Ve Suriye Kaosu

3. Dünya Savaşı kanaatimce Arap Baharı adı verilen halk isyanları üzerinde, egemen güçlerin; politik çıkarları doğrultusunda isyan grupları oluşturup hem hak arayışına dayalı devrimsel nitelikten uzaklaştırılmaları hem de kendi güdümlerinde yeni iktidarlar inşa etme müdahaleleri ile başlamış oldu.
facebook-paylas
 Tarih: 10-01-2020 18:07:47  -   Güncelleme: 10-01-2020 22:18:47

Üçüncü Sıçramasında Dünya Savaşı Ve Suriye Kaosu

 

Aralık 2010 yılında Tunusta başlayan halk isyanı dalga dalga yayılarak; Mısır, Libya ve Suriye gibi ülkelerde şiddetli bir biçimde tarihe yansıdı. Son olarak Suriyeye gelindiğinde de ABD ve Rusya başat aktör olmak üzere İran ve Türkiyenin doğrudan müdahaleleri ile bir kör düğüm haline geldi. Herkesin birbiriyle müttefik olabildiği gibi herkesin birbirine düşman olduğu zamanları yaşadık ve ortaya çıkan acı durumları beraber gözlemledik. Yerel milis güçlerinin yanı sıra; Suriye içerisine başka radikal dinci örgütlerin de sokulmasıyla beraber Suriye içerisi adeta bir kazana dönüşmüş oldu. Son olarak IŞİD in ortaya çıkmasıyla kazan komşu Irak’ ın üzerine devriliverdi. Musul'un bu örgütün eline geçmesi adı konulmamış jenosidlerin yaşanmasına neden oldu. Şengalde Kürtler ve Telaferde Türkmenler ve Araplar bu zehre maruz kaldılar. Êzidî Kürtler 74 ferman olarak adlandırdılar. Bu katliamlar tüm dünyanın IŞİD karşıtı bir tutumda( en azından görünürde) buluşmalarına neden oldu. Devamında Kobanê Savaşında ABD'nin işin içine direkt dahil olması ve Kürt Hareketiyle kordineli olarak IŞİD ile savaşması denklemde işleri farklı bir boyuta taşıdı. Türkiye de kendi sınırları içinden koridor açarak bu dayanışmaya kısmi olarak destek oldu; milyonlarca mülteciye kapılarını açtı. Nitekim Türkiye halkları bu desteğin bedelini IŞID saldırılarında yüzlerce canla ödediler.

Bütün dünyanın başına bela olan bu örgüt Avrupa kentlerinden çeşitli Afrika ülkelerine kadar ağır tahribatlar oluşturdu. 2017 de Suriye Demokratik Güçleri (SDG/YPG) ve  Amerikanin öncülüğünü yaptığı Koalisyon güçleri (CENTOM) Raqqayı alarak IŞID in etkisini kırdılar. Bu örgütün birçok karşıtı beraber hareket etmeye zorlayan derecede insanlık vicdanını zedelemiş olduğunu bir yerlere not edebiliriz. Öyleki savaşın kaçınılmaz bir durum olmadığını barışın en insani tutum olduğunu buradan hatırlatmakta fayda görmekteyim.

Öküz öldü, ortaklık bozuldu" misali IŞİD’ in yenilgisi karşıt güçlerin bölgede tekrar can derdinden pasta derdine yönelmelerine neden oldu. ABD ve Rusya kutupları  santranç oyununa tutuştular. En yakıcı olanı da Türk-Kürt çatışması tırmanışı savaşa evrildi. ABD bir yandan Türkiye'yi Putin ekseninden koparmaya çalışırken diğer yandan da Kuzey ve Doğu Suriyedeki mevcut yapıyı güçlendirerek İran etkisini dengelemeye gayret göstermektedir. Rusya ise Esad'ın resmi hamisi hüvviyeti ile bölgedeki dengelere oynayarak doğurtmacı bir siyaset ile başarılı olmaktadır. İran Devleti de Irak ve Suriye üzerinde bir Şii Hilali ile Akdenize kadar etki alanını genişletip ABD kıskacından kurtulmaya çalışmaktadır. Türkiye ise içerisinde olduğu ekonomik açmazlarına rağmen tarihsel fobilerini bertaraf etmek için gözünü son derece karartmış bir tutum göstermektedir. Rusya ve ABD Türkiye'nin ilerleyişini şimdilik durdurdular ancak bu tutum Türkiye'yi öyle bir açmaza sokmuş olmalı ki Libya savaş sahasına kapı aralama gereği duyuldu.

IŞİD’ in yenilgisi ile büyüyen bir diğer çatışmada ABD-İran çatışmasıdır. Son olarak ABD İran’ın en önemli generalini  HAŞDİ ŞABİ komutanları ile beraber havadan bombalayarak gerilimi zirveye çıkardı. ABD daha öncede Deyra Zor da İran ve Rus milislerini vurmuştu. Rojava bölgesinden kısmi geri çekilmesi ile oluşan tahribat ve ülke içi-dışında oluşan kamuoyu baskısından ötürü ABD, Irak'ta ve Suriye'de zayıflatılan otoritesini güçlendirmek için önce Bağdadi şimdide Kasım Süleymaniyi suikastle öldürerek gövde gösterisinde bulundu. Yine Trump azledilme tehdidini savaş başlatarak öteleme telaşına girmiş olabilir. 3. Dünya Savaşı direkt olarak devletler arası boyuta göz kırpmışken Trump'ın güven vermeyen başkanlığı NATO ve Amerikalılar için ciddi soru işareti.

Şimdilik büyük güçler savaşı kendi evlerinden uzak tutabilmekteler. Savaşın kirli mahseni Ortadoğu'da insan sayısından çok silah olduğunu düşünmekte behis yok. Trump, İran'ı yeni silahlarla vurmakla tehdit ediyor. Eski silahlar burada tüketilip yenileri için müşteriler düzenleniyor. Avrupa ülkeleri ve gelişmiş diğer ülkeler başını kuma gömüp silah ticaretine devam ederken bölge devletlerinde insan haklarından uzak olma durumu daha çok trajedilere yol açacağa benziyor. Ölüm, yıkım ve göç tüm dünyayı yaşanılmaz hale getirmekte ve bu durum 3. Dünya Savaşı'nın önceki savaşlardan daha uzun vadeli ve yıkıcı olacağına işaret ediyor.

Tüm bunlara karşı dünya halklarının bu gidişata dur deme sorumluluğu vardır. Öyleki dünyanın hiçbir yeri artık güvenli değil. Dünyamızın bu savaşı kaldırabilecek durumda olmadığını Orta Doğu'dan, Güney Amerika'dan, Asya'dan ve Avustralya'dan çeşitli felaketler ile bize söylemektedir. 3. Dünya Savaşı yerine 3. Barış ve uzlaşı yolunun tercih edilmesi gerekmektedir. Sınırlarımızı derinleştirmek yerine uzaylısı olduğumuz bu dünyayı daha fazla yaşanılmaz olmaktan kurtaralım.

 

Anatolia HABER - Şerafettin METE

  Bu haber 728 defa okunmuştur.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER ANALİZ HABER Haberleri
  YAZARLARIMIZ
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HAVA DURUMU
  HABER ARŞİVİ
  PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI